//
you're reading...
Sosyal Medya

Dijital Hayatımın Biyografisi

Profesyonel konuşuyorum derken ciddiydim..
Turizm mezunu olmama rağmen, 4 yıldır kendi işimi yapıyorum.. Antalya’da, kendi çapında bir creative ajansım var.. “Antalya’dan neden marka çıkmıyor” sorusu içimi kemiriyor bu işe başladığım ilk günden beri.. Ya da kurumsal kimlik, marka bilinirliği, branding konularına önem gösteren firmalar, ihtiyaçlarını neden İstanbul’dan çözmek zorunda kalıyorlar? Bu sorular, pazarlamaya olan ilgimin, marka oluşturma, marka bilinirliği, strateji belirleme ve uygulama, medya planlama gibi konulara da dağılarak, artarak devam etmesine sebep oldu. Kendi işini yapan birisi olarak, ilgili konuların eğitimini almak için tekrar bir üniversiteye gidebilmem söz konusu değildi, Antalya da, kişisel gelişim açısından çok verimli bir şehir değil, maalesef. İhtiyacım olan bilgilere erişebileceğim tek kaynak, tabii ki internet oldu. Her an elimin altında olan, sınırsız içeriğe sahip,ucuz.. İstediğim içeriğe çok kolay ulaşabildim,ama yetmedi, bu içeriği oluşturan insanlara da ulaşabilmem gerekiyordu. Nasıl insanlar, ne yerler, ne içerler, nerelere giderler, kimlerle konuşurlar? Bu noktada, kader ağlarını ördü ve işim Sosyal Ağlara düştü. Faceboook sayesinde nasıl insanlar olduklarını, Twitter sayesinde ne düşündüklerini, Foursquare sayesinde nerelere gittiklerini, Instagram sayesinde ne yiyip içtiklerini görme fırsatım oldu 🙂
Facebook hesabımı 2007’de, ilk twitter hesabımı 2009’da açmışım. İlk diyorum, çünkü başka bir hesabım olduğunu, ikinci hesabımı açtığımda farkettim. Facebook hesabımın ilk açılış sebebi zaten çoğunlukla aynı, ilkokul arkadaşlarımı bulmak. Facebook’un kullanıcı sayısının hızla artıyor olması, yöneticisi olduğum üniversitemin mezunlar derneği gruplarını kurmama sebep oldu, insanlar maillerine bakmayabiliyorlardı çünkü ama herkes mutlaka Facebook’taydı. Bir İK projem vardı, onu gerçekleştridim. Sonra, Twitter’ı ilk aktif olarak kullanmaya başladığımda farkettim ki, çok farklı platformlar, paylaşımlarımı ona göre yapmaya başladım, kendiliğimden. Sosyal medya yönetimi yapmışım bir nevi, kominiteleri yönetmişim, içerik yönetimi yapmışım 🙂
Tabii internette ve sosyal ağlarda, bu kadar çok vakit geçirince, herkesten, dünyadan haberdar oluyorsun, çoğuna yetişemiyorsun, paniğe kapılıyorsun, hayatım bitti sanıyorsun. O panikle, Sosyal Medya’yı nasıl daha etkin kullanabilirim’i düşünmeye başladım, bu sayede, istediğim herkesle, nerede olursam olayım iletişim halinde kalabilecektim. Herşeyden en önce benim haberim olabilecekti. Hatta işime, ajansıma da katkısı çok büyük olacaktı. Derken, Bilgi Üniversitesi ile Sosyal Medya Co’nun birlikte gerçekleştirdiği #sosyalakademi’nin yani, “Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı’nın ilanını gördüm.. Tamam dedim, yetiştim. Çıktım yola..
Üç ay sürdü program.. Sosyal Medya Stratejisi geliştirmekten, SEO’ya SEM’e, içerik yönetiminden kriz yönetimine kadar bir çok konuda neredeyse A’dan Z’ye eğitim aldık 13 hafta boyunca, bu eğitimleri verenler de, konusunda uzman, sektörün önde gelenleriydi. Akademik eğitim almak istesem, bir okulun çatısı altında, bu insanlarla bir araya gelemezdim diye düşünüyorum.. Akademide neler yapmışız, ayrıntılı bilgiye "Infografik (JPG)" buradan ulaşabilirsiniz.
Sosyal Medya fırtınası daha uzun yıllar devam edeceğe benziyor, üzerine stratejiler kuruluyor, yatırımlar yapılıyor, emekler harcanıyor. En büyük eksikliği, akademik eğitiminin olmamasıydı, o da çözülüyor. Artık eğitimli “sosyal profesyoneller” yetişiyor.
Eğitime, eğitimli insanların misyonlarına, bakışım hep farklı oldu bugüne kadar. Profesyonelliği hiç bir zaman sadece yaptığım işten para kazanmak olarak görmedim. Bana sunulan vasıfları, aldığım eğitimi başkalarının da faydasına kullanabilmek oldu amacım hep. Bilgilerimi paylaşıp, yanlışları görüp müdahale edebilmek, arkamdan gelenler için gittiğim yolu düzgün çizebilmek gibi misyonlar edindim kendimce. Ne kadar başarabildim bilmiyorum, ama bundan sonra, Sosyal Medya sayesinde çok daha kolay olacak diye düşünüyorum.
İstisnasız hepimiz, konu ne olursa olsun, bizden öncekilerin yanlışlarından şikayet ettik hep, sistemi, düzeni suçladık, kendimiz oluşturmadığımız için, değiştiremeyiz diye de parçası olmayı tercih ettik. Şimdi, bu konuda, herşey bize bağlı.Türkiye’de belki de ilk kez dünyayla aynı anda, yeni bir sektör şekilleniyor.Taşları bizim elimizde. İçinde bulunmaktan rahatsız olacağımız bir hale getirmeyiz umarım.. Bizden sonrakiler de bizden şikayet etmesinler diye..

Advertisements

About Şebnem Akyüz

i'm not a blogger.

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: