//
you're reading...
İletişim

B2B Ok, B2C Ok, B2E ?

Denklem gibi görünen bir başlık oldu. Ama taşların yerine oturabilmesi için belki de bunun bir denklem olması ve bu denklemin çözülmesi gerek. Pazarlamacılar için ilk iki terimin karşılığı çok net. Biz, şirketler arası pazarlama (business to business) ve şirketle müşteri arasındaki pazarlama (business to consumer) diye açıklamamızı yapalım yine de. Üçüncü terim, çevremde gördüğüm bir sıkıntıyı düşünürken ortaya çıktı, lügata ekliyor olabilirim, eklensin lütfen 🙂 Business to employee, yani çalışanlar için pazarlama.
Şirketlerimize çok güzel isimler buluyoruz, çok güzel ofisler kiralıyoruz, çok güzel reklamlarla kendimizi çok güzel pazarlıyoruz. Firmalar bizimle iş yapsın ya da müşteri ürünü veya hizmeti bizden alsın, bizi tanısın diye. Ama konu çalışanlarımıza geldiğinde Hulusi Kentmen’in fabrikatör olduğu, çalışanın sürekli ezildiği, hatta sık sık grev sahnelerine rastladığımız Yeşilçam klasiklerinde anlatılandan çok da ileri gitmedik ve maalesef hiçbirimiz Hulusi Kentmen kadar sevimli görünmüyoruz.
Bir firmanın verdiği hizmetin kalitesi ya da yaptığı işlerin başarısı kadar, çalışanlarının kalitesi, memnuniyeti ve sürekliliği de önemli. Kasası büyük olanın kas kuvveti olanı çalıştırarak üretim yaptığı dönem yerini, kafasını kullanabilenlerin üretim yapılabildiği yeni bir döneme bırakıyor. Beynini, eğitimini, yaratıcılığını, sosyal hayatını, kendisi için biriktirdiği bütün bilgi ve deneyimini en önemlisi vaktini firmamız adına kullanmasını beklediğimiz çalışanların da, bu dönemde tercih ve söz hakları var, olmalı da. Ekmek aslanın ağzında değil midesinde belki artık ama, kimse sahip olduğu donanımı başkası için harcamak istemiyor. İş ortaklarımızı, müşterilerimizi memnun etmeye çalıştığımız gibi, çalışanlarımızı da memnun etmemiz gerekiyor.
İletişim çağında, herhangi iki kişi ya da kurum ve kişi ya da kurum ve kurum arasındaki iletişim problemi, kabul edilebilir bir durum değil. Ayakta kalabilmek için gösterdiğimiz iletişim çabasını, ayakta kalmamızı sağlayacak olan çalışanlarımıza ve hatta çalışan adaylarımıza karşı da göstermek durumundayız. Gerekirse mevcut departmanlarımızı geliştirmeli, veya yeni departmanlar oluşturmalıyız. Zamanın gittikçe kıymetlendiği, günlerin kısaldığı vakitlerin yetmediği günümüzde, işimiz, sorumluluklarımız artık daha da önemli, ancak hiçbirimiz “çalışmak isteyen” bir insana vakit ayıramayacak kadar önemli bir iş yapmıyoruz. Dünya hala kurtulmadı bildiğim kadarıyla? 🙂
Sonuç olarak, hedef kitlesine ulaşmak için iletişim kurmayı tercih eden firmaların, kendisini “hedef” olarak belirlemiş bir çalışanla veya çalışan adayıyla, karşısındakini ciddiye alır bir şekilde ve işinde gösterdiği profesyonellikte iletişim kurabilmesi gerekiyor. İşimiz B2B de olsa, B2C’de olsa, başarıya giden yol bence B2E’den geçiyor.

Advertisements

About Şebnem Akyüz

i'm not a blogger.

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: